Türkiye’den yapılan en önemli AİHM başvuruları ve sonuçları

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında en çok ihlal tespit edilen ülkelerden biri. Son yıllarda özellikle ifade özgürlüğü, keyfi tutuklama, mülkiyet hakkı gibi konularda önemli başvurular yapıldı ve Strasbourg Mahkemesi birçok kez Türkiye’yi mahkûm etti. Bu yazımızda Türkiye’den yapılan en önemli AİHM başvurularını ve alınan kararları inceleyerek, AİHM’nin adalet arayışındaki yerini anlatıyoruz.

Türkiye ve AİHM: neden bu kadar çok başvuru?

Türkiye’de iç hukuk yollarının etkisizliği, uzun yargı süreçleri ve siyasi baskılar nedeniyle insanlar haklarını uluslararası düzeyde aramak zorunda kalıyor.

Başvuruların temel nedenleri

Türkiye’de yapılan başvuruların çoğu şu hakların ihlaline dayanıyor:

  • Adil yargılanma hakkı (Madde 6)
  • Özgürlük ve güvenlik hakkı (Madde 5)
  • İfade özgürlüğü (Madde 10)
  • Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü (Madde 11)
  • Mülkiyet hakkı (Protokol 1/1)

Bu ihlaller, özellikle 2016 sonrası OHAL sürecinde artış gösterdi.

Özgürlük ve güvenlik: uzun tutukluluk ve keyfi gözaltılar

Mehmet Altan ve Şahin Alpay kararları

2016 darbe girişimi sonrası tutuklanan gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Alpay, AİHM’ye başvurarak tutukluluklarının keyfi olduğunu ileri sürdü. AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesini ihlal ettiğine ve ifade özgürlüğünün (Madde 10) kısıtlandığına hükmetti.

Bu kararlar, Türkiye’de yüzlerce benzer durumda olan gazeteciler ve aktivistler için emsal niteliği taşıdı.

İfade özgürlüğü: gazeteciler ve siyasetçiler

Demirtaş/Türkiye kararı

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın uzun süreli tutukluluğu üzerine yapılan başvuruda AİHM, Türkiye’nin 5. ve 10. maddeleri ihlal ettiğini belirtti ve derhal serbest bırakılması gerektiğini açıkladı.

Ahmet Şık kararı

Gazeteci Ahmet Şık’ın FETÖ ve PKK propagandası suçlamasıyla tutuklanması da AİHM tarafından ifade özgürlüğüne aykırı bulundu.

Bu kararlar, Türkiye’de basın özgürlüğü konusundaki sistematik sorunlara dikkat çekti.

Mülkiyet hakkı: haksız mal varlığı el koymaları

Koza İpek Holding başvurusu

OHAL döneminde kayyum atanan ve mal varlıklarına el konulan Koza İpek Holding için yapılan başvuruda, AİHM mülkiyet hakkının ihlal edildiğini kabul etti.

Yıldırım/Türkiye kararı

Kamudan ihraç edilen bir öğretmenin taşınmazına el konulması da mülkiyet hakkı (Protokol 1/1) açısından ihlal olarak değerlendirildi.

Bu kararlar, OHAL KHK’ları ile mağdur olan binlerce kişi için umut oldu.

AİHM’ye başvurmak neden önemli?

AİHM, Türkiye’de iç hukuk yollarının kapandığı durumlarda adaletin kapısıdır. Yukarıda saydığımız örnek kararlar, bireylerin haklarını geri kazanmasına ve manevi/maddi tazminat almasına olanak tanıdı. Ancak başvuruların doğru hazırlanması ve sürecin dikkatle yürütülmesi gerekir.

Biz size yardımcı oluyoruz. Hemen yazın — başvurunuzu eksiksiz hazırlayalım ve haklarınızı savunalım.

Sonuç: Haklarınız için siz de adım atın

Türkiye’den yapılan AİHM başvuruları, adaletin mümkün olduğunu gösteriyor. Siz de ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı veya haksız tutuklama nedeniyle mağdursanız, hakkınızı Strasbourg’da arayabilirsiniz.

👉 Bugün bize ulaşın — ücretsiz danışma için hemen formu doldurun ve başvurunuzu doğru hazırlayalım.